Duvar / Kısa Bir Dönemin Uzun Hikâyesi

İrfânı hisarlar kuşatmış Doğu, mâbede bezirgân sokmamış. Yıllarca davar gütmüş, odun taşımış çömez... Meş’aleyi çetin imtihanlardan sonra tutuşturmuşlar eline. “Emânetleri ehline tevdi ediniz,” demiş din. / Cemil Meriç

Çok güzel bir kitap okudum. Bu yaşananları çocuk gözüyle hatırlıyorum. Göremediğim, bilmediğim çok şey varmış. Onları gördüm, okudum sayende; ellerine, kalemine, yüreğine sağlık. Tebrik ediyorum seni seviyor ve seninle gurur duyuyorum babacığım. / Kızınız, Ayşen Tuğba Adıbeş Uysal

Bir veteriner Hekimin, çalıştığı Bakanlıkta ki yaşanan olayları edebi bir üslupla ele alıyor. En üst düzeydeki bakanı mizahi bir dille anlatıyor. Bir Türkiye panoraması, insan davranışlarını ustalıkla edebiyata aktarıyor…

Olayların Geçtiği Mekânlar: Olaylar çoğunlukla bir araştırma enstitüsü çevresinde geçse de bağlı olduğu bakanlık ve ülke manzaraları da yer almaktadır. Önümüzde bazen uçsuz bucaksız bir bozkır bazen de alabildiğine bir gülşen uzanmaktadır. Laboratuvar sahnesi, buğday tarlası da yolumuza çıkabilir. Bir bakanın makam odası, otel lobisi olduğu gibi, bir nehir kenarı, bir park, ya da sığır çiftliği de sahnelerin birinde yer alabilir...

Rolü: Bakan
Tıyneti: 55-60 yaşlarında, esmer, uzun boylu, iğneyle delinmiş gibi küçük gözleri olan, ince bıyıklı, çıfıt tipli, anormal tavırlar sergileyen, gayet kıvrak, çevresindekilere pek güven vermeyen bir yapıya sahip. Kendinden başka hiç kimseyi beğenmeyen, her işi eleştiren herkese üstten bakan, çokbilmiş geçinen Amerika hayranı, yerine göre milliyetçi görüntüler verip çıkarlarını elde etmeye uygun biri. Konuşurken insanların yüzüne bakmaz, karşısındakini küçümser, ilgilenmez gibi görünüp hata bulmaya çalışır. Söylenenleri anlamadığı için sık sık konuyla ilgisiz sorular sorar. Genellikle göreve getirdiği kişilerin kendine bağlılığından emin olmak istemesi en tabii hakkıdır. Çıkar konusunda kendisi gibi düşünen kişilerle çalışır. Hep hata aradığından yapılan iyi ve olumlu işleri görmezlikten gelir. Şahsi çıkarlarını her zaman toplum çıkarlarının üzerinde tutmaktadır. Kadınlara olan düşkünlüğüyle rezil olmayı bile göze alabilir. Dengesiz bir kişiliğe sahip.

Rolü: Genel Müdür 
Tıyneti: 42-43 yaşlarında, ortadan biraz kısa boylu, yere bakarak gezen sinsi bir tip. Sık sık bıyık bırakıp kesmesiyle tanınan, rahatça yalan söyleyen, fitne fesat çıkaran, iftira eden, insan kullanmaktan hoşlanan, her kurumda casusları olan, laf götürüp getiren, bukalemun tipli biri. Kendisinden daha iyileri asla barındırmaz ve mutlaka onların başına çorap örmeye çalışır. Konusunda başarılı olan herkesi kendisine rakip olarak görmektedir. Ya çok üsttekilerle ya da çok alttakilerle çalışır asla ortası olmaz. Yukarıdakilere yalakalık yapar aşağıdakilerin de kendisine karşı aynısını bekler. Bu sebeple üç beş kişi dışında arkadaşı yoktur. Onlar da bunun sözünden hiç çıkmayan, patronlara yakın kişilerdir.

Rolü: Müdür 
Tıyneti: 37-38 yaşlarında, kumral, uzun boylu, gözlüklü. “Zozo” lakabıyla ün salmıştır. Büyüklere karşı saf, aptal rolleri takınıp işlerini yürüten; personeline karşı baba rolü oynayarak etrafına güven veren, karanlık işler çeviren, bütün yaptığı işlerden şahsi çıkar sağlayan, konuşurken sık sık pot kırıp onu bile lehine kullanmayı başarabilen, yalancı ve rüşvetçi biri. Devlet malını yemeyi meşru sayan bir zihniyetin ürünüdür. Etnik ayrımcılıktan yana görünmez ama uygulamalarda bölücü örgütü destekleyip ondan bile çıkar sağlamayı başaracak kadar uyanıktır. İstediklerini elde edebilmek için her yolu meşru sayar. Yumuşak ve uyumlu bir yapıya sahip göründüğünden herkes tarafından desteklenmektedir.

Rolü: Müsteşar 
Tıyneti: 53-54 yaşlarında, orta boylu, kalın ve büyük kafalı, kumral, sakin görünüşlü biri. Daha çok sinirleri alınmış gibi bir görüntü verir ama aslında söylenenleri anlamadığından böyle aval aval baktığı çok sonraları anlaşılmıştır. Hiç iş yapmadan oturduğu için herkes ona “Fadime Hala” der. Dinlerken ciddi bir adam sanılır ama konuştuğuna pek rastlanılmamıştır. Karısından izinsiz ağzını bile açamaz. Toplantılarda dinler akşam karısıyla mütalaa eder üç gün sonra cevap verir, hatta cevap vereceği sırada soruyu unutup vazgeçtiği de çok olmuştur. Devlet yönetiminden habersiz olduğundan üç buçuk yıllık müsteşar yardımcılığı sırasında olumlu bir iş yaptığına rastlanmamıştır.
İktidar değişimi sırasında tamamen ayağa düşmüş dik durma tavrını sergileyememiştir.

Rolü: Fatoş
Tıyneti: Esmer güzeli, siyah dalgalı uzun saçlı, ince uzun boylu genç bir kız.

Rolü: Figüranlar
Tıyneti: Bunların arasında sen, ben, onlar var. Ayrıca; evlisi bekârı, hırlısı/hırsızı, yollusu/yolsuzu, nurlusu/nursuzu, dürüstü/dürüst olmayanı, sağcısı/solcusu, dinlisi/dinsizi, ilericisi/gericisi, sahtekârı, dalkavuğu, tesettürlüsü, açığı/kapalısı, namuslusu/namussuzu, orospusu, pezevengi, yobazı, üçkâğıtçısı, yankesicisi, yalakası... Sözün kısası mevcut toplumda görebileceğiniz her yapıda ve tıynette insanlar.

Yazardan Not: Bu olanları baştan yaşasam belki çok farklı davranırdım. Benim haklı olduğumu söyleyip, mağdur olan arkadaşlarımdan özür diliyorum. Onların vebalini hep omuzlarımda taşıyacağım. Onlar bana teşekkür ediyorlarmış, “Başımız dik geziyoruz,” diye. Onlar gittikleri kurumlarda baş tacı edilmişler bu beni teselli ediyor. Sorumluluk vermek istemişler ama kabul etmedikleri haberini aldım. Onları suçlayamıyorum. 

Şu vecizeyi sakın unutmayın:

“Zalim olmaktansa mazlum (zulme uğramış) olmayı tercih ederim. 

Aldatan olmaktansa aldanan olmayı yeğlerim. Dolandırıcı olmaktansa dolandırılan olmak isterim. Bin kere aldatılsam da bir kere bile aldatmayacağım.”

Düşünüyorum da biz çok arkadaşla yola çıkmıştık; milliyetçi, vatansever, bir kısmı dindar, idealist geçinen, ülkücü, sosyalist, devrimci, komünist vs. Sonunda üç beş kişi kaldık. Üç beş kişiyle neler yapılırmış meğer. Yeter ki insanlar inansınlar. Kalleş siyasetçilere, dalkavuklara karşı yüreklerimizle karşı koyduk.

Ben İzmir’e geldikten sonra Bakan Bey iki yıl daha bakan olarak kaldı. Bana verdiği sözlerin üzerinden bir yıl değil iki tane bir yıl geçti ama tutmadı. O da samimi değilmiş. Zaten verdiği söze inanmamıştım ama dua ediyordum inşallah yanılırım diye. İnsanlara güvenmek istiyorum... Sonra bir anda ayağı kaydı gitti… Yerine daha iyisi mi geldi? Siz karar verin artık…

Sam Yayınları
Dizisi: Hikâye dizisi
Türü: : Hatırat
Düzelti: Ahmet Uludağ
Yayına Hazırlayan: Eren Gündoğan
Cilt Bilgisi: Amerikan cilt
Kağıt Bilgisi: Enzo cremy 
Basım Tarihi: Şubat 2016
Sayfa Sayısı:  304
Kitap Boyutları: 13,5x21 cm 
ISBN No: 978-975-520-327-0
Barkod No: 9789755203270
Etiket Fiyatı:  52 TL


Yorum Gönder

0 Yorumlar

Yukarı Çık!